Felsefe 10
Ayarlar yalnızca bu cihazda saklanır. Hedef dakika değil soru sayısıdır: kitap açık kalan süreyi değil, çözdüğün soruyu sayar.
KOLAY HOCA
Kolay Hoca, zor dersleri çizgi roman gibi anlatır. Bu kitapta 10. sınıf felsefesinin her konusunu Ece ile robot arkadaşı Volt anlatıyor: kısa sahneler, düşünce deneyleri ve bir argümanı parça parça kurup sınayabileceğin küçük düzenekler. Konu kafaya yerleşince hemen soruya geçiyorsun.
Kolay Hoca 10. sınıf dizisi.
Lise öğrencisi. Soru sormayı sever, ezberden nefret eder. Senin yerine "bu ne demek şimdi?" diye soran o.
Kolay Hoca'nın robotu. Bu sefer düşünce atölyesinde: kara tahta, raflarda kitaplar ve iplerle bağlanmış bir argüman panosu. Soruyu parçalara ayırır, gerekçeleri kutulara yazar, okları çizer.
Nasıl çalışılır? (3 dakika, bir kez oku)
- Telefonu başka odaya koy ya da kitabı telefondan okuyorsan "Rahatsız Etme"yi aç. Telefon masada dururken, kapalı bile olsa, çalışma belleği düşüyor; bu ölçülmüş bir şey, laf değil.
- Her bölümde önce tahmin et. Tahminin tutmazsa üzülme: en çok, tutmayan tahminden sonra okunan açıklama akılda kalıyor.
- Okumak öğrenmek değildir. "Kendine sor" kutularının cevabını açmadan önce kendin söyle. Testte boş bırakmak serbest; kopya çekmek değil.
- Testin ilk 8 sorusu sırayla, kalanı karışık. Sınav da karışık sorar; karışık çözen öğrenci bir ay sonra çok daha fazla hatırlıyor. Testi iki türlü çözebilirsin: Sınav modu (hepsini çöz, sonunda puanını gör) ya da Alıştırma modu (her soruda hemen geri bildirim; yanlış yaparsan ipucu kendiliğinden açılır).
- Soruları defterde çöz. Ekranda göz gezdirmek yetmez; argümanın öncüllerini ve sonucunu kâğıda ayrı satırlara yazdığında akılda kalır. Her ünitenin "Yazdırılabilir özet" sayfasını çıktı alıp yanında tutabilirsin.
- Yanlışların bir deftere düşer. 3 gün sonra kitap sana hatırlatır; o gün yanlışlarına dönüp testi bir daha çözersen konu kalıcı olur. Gece 23'ten sonra yeni konu açma; uykusuz beyin gündüz öğrendiğini kaydedemez.
- 25 dakika çalış, 5 dakika ara. Bir oturumda bir bölüm yeter. Her gün az, her gün.
Her ünitede 5 adım var, sırayla git
- 1 · ÇİZGİ ROMANSahneleri oku, çizimler hareket ederken izle. "Kafaya yaz" kutusu o sahnenin tek cümlelik özeti.
- 2 · 8 SORUHangi kavram ve hangi ayrım hangi soruda işe yarar, önce onu gör. Sonra 8 soruyu adım adım çözülmüş olarak incele.
- 3 · TEST30 soru. Cevapla, en altta "Testi bitir"e bas, puanını gör.
- 4 · ÇÖZÜMLER30 sorunun hepsi ayrı sayfada, anlatımıyla. Yanlış yaptıklarına mutlaka bak.
- 5 · KARIŞIK TEKRARÜnite başında çözdüğün 5 soruluk ön testin yeni hâli ve önceki ünitelerle karışık alıştırma. Ne kadar ilerlediğini burada görürsün.
Veli için bir sayfa · çocuğunuza nasıl destek olursunuz (2 dakika)
Bu kitap çocuğunuzun kendi başına çalışabilmesi için yazıldı. Araştırmalar, ailenin ilgisinin başarıyı artırdığını, baskısının ise azalttığını tutarlı biçimde gösteriyor. Yapabileceğiniz en etkili şeyler çoğunlukla küçük şeyler.
Ne yapmayın
- Puanı sormayın, kıyaslamayın. "Kaç yaptın?", "Kuzenin kaç yapmış?" soruları kaygıyı artırır; kaygılı öğrenci daha az çalışır.
- Yanlışı ayıplamayın. Bu kitapta yanlış bir veri; hangi adımda ayrıldığını gösterir. "Bunu nasıl bilmezsin" cümlesi öğrenmeyi keser.
- Süre saymayın. "Üç saat çalıştın mı?" yerine ne çözdüğü önemli. Kitap da dakika değil soru sayar.
Ne yapın
- Sessiz bir saat ayarlayın. Telefonun çalışılan odada olmaması, açık olmasa bile, dikkati ölçülebilir biçimde artırır.
- Uykuyu koruyun. Gece 23'ten sonra yeni konu verimsizdir; uyku, gündüz öğrenileni kalıcı yapan süreçtir.
- Haftada bir 10 dakika "süreç" sohbeti. "Bu hafta neyi anladın, nerede takıldın?" diye sorun ve dinleyin. Çözüm önermek zorunda değilsiniz.
- Takıldığı konuyu öğretmenine sordurun. "Öğretmenden yardım alabiliyorum" diyen öğrenciler uluslararası ölçmelerde belirgin biçimde daha başarılı.
Filozofların görüşleri Kolay Hoca'nın kendi cümleleriyle özetlenir; doğrudan alıntılar yalnızca kamu malı eserlerden, kaynağıyla ve çoğunlukla Kolay Hoca çevirisi olarak verilir. Ece ve Volt kurgusaldır; gerçek kişilere uydurma söz yazılmaz. Tartışmalı konularda kitap farklı görüşleri ve gerekçelerini tanıtır, hangisini benimseyeceğini sana bırakır. Konular MEB'in 2026 Ortaöğretim Felsefe Dersi Öğretim Programı'nın 10. sınıf öğrenme çıktılarına göre sıralandı; kitabın dokuz ünitesi programın dokuz ünitesiyle aynıdır.
Felsefenin Doğası
Felsefe, herkesin bildiğini sandığı şeyi gerekçesiyle yeniden sormaktır; cevap kadar sorunun kendisi de önemlidir.
"Benim felsefem" demek felsefe yapmak mıdır? Filozoflar felsefeyi neden farklı tanımlar? Felsefe nerede, hangi koşullarda doğdu? Bir soruyu felsefi yapan nedir? Bu ünitede felsefenin anlamını, düşünme biçimini, doğuşunu, sorusunu ve işlevini Ece ve Volt'la öğreneceksin.
Felsefe ne demek? Bir kelime, dört tanım
Bu bölümde: Felsefe kelimesinin anlamını ve filozofların farklı tanımlarını öğreneceksin. Ortak bir tanım yapılıp yapılamayacağını sorgulayacaksın.
- felsefe — bilgelik sevgisi; gerekçeli sorgulama · bu değildir: kişinin hayat görüşü değildir
- filozof — bilgeliği seven ve arayan kişi · bu değildir: her şeyi bilen kişi değildir
- bilgelik — derin ve bütünlüklü anlayış · bu değildir: çok bilgi ezberlemek değildir
- tanım — bir kavramın ne olduğunu belirleyen söz · bu değildir: bir örnek vermek değildir
Filozoflar felsefeyi aynı cümleyle mi tanımlar?
Yunanca philosophia kelimesinin anlamı hangisidir?
Dört filozofun tanımı farklı. Bundan hangisi çıkar?
İnsana “bilge” demek fazladır; ona uygun ad, bilgeliği seven ve arayan anlamında “filozof”tur.
Felsefe hayretle başlar; ilk ilkelerin ve nedenlerin bilgisini arar.
Felsefe, var olanları var oldukları bakımından bilmektir.
Felsefe, insan aklının en son amaçlarını inceler: ne bilebilirim, ne yapmam gerekir, neyi umabilirim, insan nedir?
Onlara bilge diyemem; bu büyük ad yalnız Tanrı'ya yakışır. Onlara bilgeliği seven, yani filozof demek hem ölçülü hem uygun olur.
Platon, Phaidros 278d (MÖ 4. yüzyıl); B. Jowett'in İngilizce çevirisinden. Kolay Hoca çevirisi
Felsefenin tanımı ve özü, var olanları var oldukları bakımından bilmektir.
Farabi'ye atfedilen Kitâbu'l-Cem' beyne re'yeyi'l-hakîmeyn, giriş (10. yüzyıl); Arapça özgün metinden. Kolay Hoca çevirisi
Dünya kavramına göre felsefe, insan aklının en son amaçlarının bilimidir.
Kant, Logik, Giriş III (1800); Almanca özgün metinden. Kolay Hoca çevirisi
Bence herkesin felsefesi kendine. Benim felsefem de bir felsefedir; her görüş eşit derecede iyidir.
Ama bu yanlış.
"benim felsefem" gündelik dilde hayat görüşü demektir. Felsefe ise bir görüşü gerekçesiyle sınar. İki görüşten gerekçesi güçlü ve tutarlı olan daha iyi savunulmuştur. Örnek: "Bugünün işini yarına bırakma" bir öğüttür; "Neden bırakmamalıyım?" diye sorunca felsefe başlar.
Terim anlamı: felsefe, Yunanca philosophia kelimesinden gelir. Philo sevgi, sophia bilgelik demektir. Felsefe bilgelik sevgisidir.
Filozof: bilgeliği seven ve arayan kişi. Bilgeliğe sahip olduğunu iddia etmez.
İlişkili kavramlar: sevgi, arayış, hakikat, bilgi, erdem, bilinç, düşünme.
Tanımlar farklıdır: her filozof felsefeyi kendi sorusuna göre tanımlar. Ama tanımların ortak kavramları vardır: bilmek, aramak, düşünmek.
Ortak tanım: tek bir tanım herkesçe kabul edilmez. Bu yüzden felsefenin tanımı da felsefi bir sorudur.
Bu değildir: felsefe hayat görüşü değildir. "Benim felsefem" gündelik bir sözdür; felsefe gerekçeli sorgulamadır.
Kapat ve kendi kelimelerinle yaz: bu kutuyu görmeden ana fikri ve bir örneğini bir kâğıda yaz, sonra karşılaştır.
Çapa: P1: Filozofların felsefe tanımları farklıdır. P2: Bu tanımların hepsi bilmeyi anar. C: Tanımlar farklı olsa da ortak bir kavramları vardır. Sonuç öncüllerden çıkar.
Varyant 1: yalnızca P2 değişti: "Tanımların hiçbir ortak kavramı yok." Sonuç hâlâ çıkar mı?
Varyant 2: yalnızca P1 değişti: "Filozofların hepsi aynı tanımı verir." Sonuç hâlâ çıkar mı?
Varyant 3: yalnızca konu değişti: filozofların tanımları yerine dört arkadaşın "dostluk" tanımları. Sonuç hâlâ çıkar mı?
Karşı-örnek: P1: Filozofların tanımları farklıdır. C: O hâlde felsefe diye bir şey yoktur. Öncül doğru, ama sonuç çıkmaz: tanımı tartışılan her şey yok değildir. "Zaman" ya da "sağlık" da farklı tanımlanır.
Önce tahmin: dört filozofun tanımında ortak olan kaç kavram bulursun? Hiç mi, bir mi, hepsi mi? Kendine söyle, sonra dene.
Önce bir filozof seç; tanımı aşağıda yazar. Sonra o tanımın vurguladığını düşündüğün kavramlara dokun. Dördünü de işaretleyince "Karşılaştır"a bas.
Filozof, bir dağın zirvesine doğru yürüyen yolcuya benzer: yönü bellidir, yol sürer.
Dağın zirvesi haritada bellidir; bilgeliğin "zirvesi" ise belli değildir. Filozof nereye varacağını önceden bilmez; yürürken yolu da sorgular.
Felsefe bir sahiplik değil, bir arayıştır.
Derine in (isteğe bağlı)
Felsefe üzerine felsefe yapılabilir mi? "Felsefe nedir?" sorusu da felsefi bir sorudur. Bu soruyu sorarken felsefe kendi üzerine döner. Buna bazen "felsefenin felsefesi" denir. Programda zenginleştirmedir; bu kitabın testinde sorulmaz.
Verilen temsil metin: yukarıdaki dört görüş kartı. Ötekini üret: dört tanımı bir tabloya dök. Sütunlar: filozof, yüzyıl, tanımın anahtar sözü, tanımın cevap verdiği soru.
Cevabı göster
| Filozof | Yüzyıl | Anahtar söz | Cevap verdiği soru |
|---|---|---|---|
| Platon | MÖ 5.–4. yüzyıl | bilgeliği seven | Filozof kime denir? |
| Aristoteles | MÖ 4. yüzyıl | hayret; ilk ilkeler ve nedenler | Felsefe neyi arar? |
| Farabi | 10. yüzyıl | var olanı var olması bakımından bilmek | Felsefenin konusu nedir? |
| Kant | 18. yüzyıl | aklın en son amaçları | Felsefe ne işe yarar? |
İki temsilde aynı şeyi gösteren yer: görüş kartındaki özet cümle ↔ tablonun "anahtar söz" sütunu. Tablo, kartlarda gizli kalan farkı gösterir: her tanım başka bir soruya cevap veriyor.
Ece, "filozof" kelimesinin anlamından bir sonuç çıkarıyor. Hangi adımda yanlış yaptı?
- "Felsefe" kelimesi Yunanca philosophia kelimesinden gelir.
- Philo "sevgi", sophia "bilgelik" demektir.
- O hâlde philosophia "bilgelik sevgisi" demektir.
- Bilgeliği seven kişi, bilgeliğe zaten sahip olan kişidir.
- Sonuç: filozof her şeyi bilen kişidir.
Cevap
Felsefi düşünce nasıl düşünür? On bir özellik
Bu bölümde: Felsefi düşüncenin on bir özelliğini tanıyacaksın. Bu özelliklerin birbirine nasıl bağlandığını göreceksin.
- hayret — alışılmışa şaşırıp soru sormak · bu değildir: şaşırıp geçip gitmek değildir
- refleksif — düşüncenin kendi üzerine dönmesi · bu değildir: istemsiz refleks tepkisi değildir
- eleştirel — gerekçeleri tartıp değerlendiren · bu değildir: her şeye karşı çıkmak değildir
- yığılımlı ilerleme — öncekinin üstüne kurarak ilerleme · bu değildir: eskiyi silip sıfırdan başlamak değildir
Eleştirel düşünen biri ne yapar?
Aristoteles'e göre insanlar felsefe yapmaya neden başladı?
"Eleştirel düşünen" biri hangisini yapar?
| Nasıl başlar? | Nasıl ilerler? | Nasıl bir düşüncedir? |
|---|---|---|
| hayret etme, merak etme, şüphe duyma, sorgulama | yığılımlı ilerleme | rasyonel, tutarlı, refleksif, eleştirel, sistemli, evrensel |
İnsanlar hem bugün hem de ilk başta hayret ettikleri için felsefe yapmaya başladılar. Önce yakındaki tuhaf şeylere hayret ettiler. Sonra azar azar ilerleyip daha büyük konular üzerine soru sordular: Ay'ın hâlleri, Güneş ile yıldızlar ve evrenin oluşu gibi. (…) Bilmezlikten kurtulmak için felsefe yaptılarsa, bilmek için bilgiyi aradıkları, bir yarar için aramadıkları açıktır.
Aristoteles, Metafizik I.2, 982b12–21 (MÖ 4. yüzyıl); Yunanca özgün metinden. Kolay Hoca çevirisi
Bence felsefe boş laf. Herkes kafasına göre konuşur, tartışma bitmez.
Ama bu yanlış.
felsefe gerekçeli, tutarlı ve sistemli bir sorgulamadır. Bir görüş, gerekçesi zayıfsa ya da kendi içinde çelişiyorsa geri çevrilir. Cevabı kolayca bulunmayan soru anlamsız soru değildir. Örnek: "Her olayın bir nedeni var mı?" sorusu yüzyıllardır gerekçelerle tartışılır.
Bence eleştirmek karşı çıkmaktır. Eleştirel biri her şeyi kötüler.
Ama bu yanlış.
eleştirmek tartmak demektir. Eleştirel düşünen, gerekçesi güçlü olanı kabul eder, zayıf olanı gösterir. Kendi görüşünü de aynı teraziye koyar. Örnek: "Gerekçen güçlü ama tek örneğe dayanıyor" demek eleştiridir.
Nasıl başlar? Hayret etme: alışılmışa şaşırmak. Merak etme: bilmek istemek. Şüphe duyma: kesin sanılanı sınamak. Sorgulama: gerekçe istemek.
Nasıl ilerler? Yığılımlı ilerleme: öncekilerin görüşünü eleştirerek üstüne kurmak.
Nasıl bir düşüncedir? Rasyonel: akla ve gerekçeye dayanır. Tutarlı: kendi içinde çelişmez. Refleksif: kendi üzerine döner. Eleştirel: gerekçeleri tartar. Sistemli: düşünceleri bir bütün kurar. Evrensel: bütün insanları ilgilendirir.
Birbirine bağlılık: hayret → merak → şüphe → sorgulama → gerekçeli cevap → eleştiri → yeni soru
Bu değildir: eleştirel olmak karşı çıkmak değildir. Refleksif düşünce, istemsiz bir refleks değildir.
Kapat ve kendi kelimelerinle yaz: bu kutuyu görmeden ana fikri ve bir örneğini bir kâğıda yaz, sonra karşılaştır.
Önce tahmin: aşağıdaki kurgusal konuşmada kaç farklı özellik bulacaksın? Kendine söyle, sonra dene.
Kurgusal konuşma (Deniz ve Umut iki arkadaş). Bir cümleye dokun, sonra o cümlenin gösterdiği özelliği seç.
Özellikler:
Yığılımlı ilerleme bir bayrak yarışına benzer: her koşucu, öncekinin bıraktığı yerden devam eder.
Bayrak yarışında sonraki koşucu bayrağı olduğu gibi alır. Filozof ise öncekinin görüşünü eleştirerek alır, değiştirir. Eski görüşler de yarış bitince unutulmaz; bugün hâlâ okunur.
Yığılımlı ilerleme, eleştirerek devralmaktır.
Verilen temsil karikatür (bölümün ilk sahnesi). Ötekini üret: karikatürdeki üç kişiyi bir tabloya dök. Sütunlar: kişi, sorduğu soru, soru türü, gerekçe.
Cevabı göster
| Kişi | Sorduğu soru | Soru türü | Gerekçe |
|---|---|---|---|
| 1. | (soru yok) "Elma düştü." | gündelik gözlem | yalnız olanı söylüyor |
| 2. | Hangi kuvvetle düştü? | bilimsel | gözlem ve ölçümle cevaplanır |
| 3. | Her olayın bir nedeni var mı? | felsefi | tek olayı aşıyor; "neden" kavramını ve bütün olayları soruyor |
İki temsilde aynı şeyi gösteren yer: karikatürdeki düşünce balonları ↔ tablonun "sorduğu soru" sütunu. Balonun büyümesi değil, sorunun kapsamının genişlemesi felsefeye götürür.
Ece, Aristoteles alıntısına (yukarıda) göre felsefenin neden başladığını yazıyor. Hangi adımda yanlış yaptı?
- Metnin anahtar ifadesi: insanlar "hayret ettikleri için" felsefe yapmaya başladı.
- Önce yakındaki tuhaf şeylere hayret ettiler.
- Sonra Ay, Güneş, yıldızlar ve evrenin oluşu gibi büyük konulara geçtiler.
- Demek ki metne göre bilgiyi bir işe yarasın, yarar sağlasın diye aradılar.
- Sonuç: metne göre felsefenin başlangıcı yarar arayışıdır.
Cevap
Felsefe nerede, nasıl doğdu? Koşullar ve gelenekler
Bu bölümde: Felsefenin nerede ortaya çıktığını ve hangi koşulların etkili olduğunu öğreneceksin. Dünya felsefe geleneklerinin adlarını tanıyacaksın.
- İyonya — Anadolu'nun batı kıyısındaki antik bölge · bu değildir: Yunanistan anakarası değildir
- ilk ilke — her şeyin kendisinden çıktığı temel · bu değildir: bir olayın ilk günü değildir
- koşul — bir olayı mümkün kılan etken · bu değildir: olayın tek nedeni değildir
- gelenek — bir kültürde süren düşünce çizgisi · bu değildir: sorgulanmayan alışkanlık değildir
Felsefenin ortaya çıkışını tek bir nedene bağlamak mümkün müdür?
Thales'in getirdiği yenilik hangisidir?
Zaman şeridinde hangi sıra doğrudur?
Hayat için gerekli olan neredeyse her şey, rahatlık ve boş zaman için olanlar da elde edildiğinde, böyle bir düşünce aranmaya başlandı.
Aristoteles, Metafizik I.2, 982b22–24 (MÖ 4. yüzyıl); Yunanca özgün metinden. Kolay Hoca çevirisi
Bence felsefe yalnızca Batı'nın işidir. Başka kültürlerde felsefe yoktur.
Ama bu yanlış.
program sekiz felsefe geleneği sayar: Hint, Çin, Türk-İslam, Antik Yunan, Fransız, Alman, Anglosakson ve Amerikan. Felsefe tek bir kültüre ya da coğrafyaya indirgenemez. Örnek: 10. yüzyılda Farabi, felsefeyi var olanları bilmek diye tanımladı.
Bence felsefe zenginlik sayesinde doğdu. Tek neden bu.
Ama bu yanlış.
boş zaman önemli bir koşuldur, ama tek başına yetmez. Farklı kültürlerle karşılaşma, kentte tartışma ortamı ve geometri ile gök bilgisinin birikimi de etkiliydi. Koşullar birlikte etkilidir.
Ortaya çıkış: MÖ 6. yüzyıl, İyonya'da Miletos. İlk soru: her şeyin ilk ilkesi nedir? Thales'e göre su.
Yeni olan: doğayı mitlerle değil, doğanın içinden, akılla ve gerekçeyle açıklamak.
Dört koşul: kültürel (farklı kültürlerle karşılaşma, yazı). Ekonomik (ticaret, boş zaman). Siyasal (kentte tartışma ortamı). Bilimsel (geometri ve gök bilgisi birikimi).
Tek nedene bağlanamaz: koşullar birlikte etkilidir.
Sekiz gelenek: Hint, Çin, Türk-İslam, Antik Yunan, Fransız, Alman, Anglosakson, Amerikan.
Bu değildir: felsefe tek bir kültürün malı değildir. Farklı yerlerde farklı sorular ve kavramlar doğdu.
Kapat ve kendi kelimelerinle yaz: bu kutuyu görmeden ana fikri ve bir örneğini bir kâğıda yaz, sonra karşılaştır.
Önce tahmin: felsefe yalnız tek bir yerde mi gelişti, yoksa birçok yerde mi? Sıralamaya başlamadan kendine söyle.
1. Sırala. Durakları en eskiden en yeniye doğru tek tek seç.
2. Haritayı aç. Programdaki sekiz geleneğin adı haritada katman katman belirir (sıra programdaki sıradır, kronoloji değildir).
Şematik, ölçeksiz; sınır göstermez. Konumlar yalnızca göreli olarak doğrudur.
Derine in (isteğe bağlı)
Farklı medeniyetlerden kadın düşünürler. İskenderiye'de 4.–5. yüzyılda Hypatia matematik ve felsefe öğretti. Basra'da 8. yüzyılda Rabia el-Adeviyye, Allah sevgisini merkeze alan tasavvufi düşüncesiyle tanındı. Programda zenginleştirmedir; bu kitabın testinde sorulmaz.
Verilen temsil tablo: altı durak, yüzyılıyla. Ötekini üret: durakları bir zaman şeridine diz. Yalnız sıra önemli; aralık ölçeksiz olabilir.
Cevabı göster
Zaman şeridi:
İki temsilde aynı şeyi gösteren yer: tablonun "yüzyıl" sütunu ↔ şeritteki noktaların sırası. Tabloda satırlar karışık verildi; şerit sırayı zorunlu kılar. MÖ yüzyılları geriye doğru sayılır: MÖ 6. yüzyıl, MÖ 5. yüzyıldan eskidir.
Ece, Thales'in görüşünü açıklıyor. Hangi adımda yanlış yaptı?
- Felsefe MÖ 6. yüzyılda İyonya'da, Miletos'ta ortaya çıktı.
- İlk filozoflar doğanın ilk ilkesini sordu.
- Aristoteles'in aktarımına göre Thales ilk ilkeyi su saydı.
- Thales bu görüşe, suya mikroskopla bakıp her canlıda su görerek ulaştı.
- Sonuç: Thales'in görüşü mikroskop gözlemine dayanır.
Cevap
Felsefi soru nasıl sorulur? Altı özellik, üç sepet
Bu bölümde: Felsefi sorunun altı özelliğini öğreneceksin. Felsefi, bilimsel ve gündelik soruları ayıracak, kendi felsefi sorunu kuracaksın.
- felsefi soru — kavram üzerine, gerekçe isteyen soru · bu değildir: yalnızca zor soru değildir
- bilimsel soru — gözlem ve deneyle cevaplanan soru · bu değildir: felsefi sorunun eksik hâli değildir
- gündelik soru — somut, anlık bilgi isteyen soru · bu değildir: önemsiz soru değildir
- Sokratik sınama — soruyu sorularla adım adım sınamak · bu değildir: karşıdakini susturmak değildir
"Evrende kaç yıldız var?" sorusu hangi türdendir?
"Adalet nedir?" sorusu hangi türdendir?
Hangisi felsefi bir sorudur?
| Felsefi soru… | Örnek: "Adalet nedir?" |
|---|---|
| kavramlar üzerine sorar | "adalet" kavramını soruyor |
| genel ve evrenseldir | her toplum, her insan için sorulur |
| tek bir gözlem ya da deneyle kesin cevaplanamaz | hiçbir ölçüm tek başına cevap vermez |
| gerekçe ister | "Neden bu adildir?" diye gerekçe ister |
| cevabı yeni sorular doğurur | "Adalet eşitlik midir?" sorusunu doğurur |
| insan hayatına ve değerlere dokunur | cezadan paylaşıma, hayatımıza dokunur |
Felsefenin bu dünya yurttaşlığı anlamındaki alanı şu sorulara indirgenebilir: 1. Neyi bilebilirim? 2. Ne yapmam gerekir? 3. Neyi umabilirim? 4. İnsan nedir?
Kant, Logik, Giriş III (1800); Almanca özgün metinden. Kolay Hoca çevirisi
Bence felsefi soru, zor ya da cevabı bilinmeyen sorudur. Cevabı olmayan her soru felsefidir.
Ama bu yanlış.
"Evrende kaç yıldız var?" zordur ama bilimsel bir sorudur; gözlem ve ölçümle cevaplanmaya çalışılır. Felsefi soru bir kavramı ve gerekçeyi sorar. Örnek: "Doğru bilgi mümkün mü?" sorusu zor olduğu için değil, bilginin kendisini sorguladığı için felsefidir.
Felsefi sorunun altı özelliği: kavramlar üzerine sorar. Genel ve evrenseldir. Tek bir gözlem ya da deneyle kesin cevaplanamaz. Gerekçe ister. Cevabı yeni sorular doğurur. İnsan hayatına ve değerlere dokunur.
Bilimsel soru: gözlem, deney ve ölçümle cevaplanır. Örnek: "Su kaç derecede kaynar?"
Gündelik soru: somut, anlık bir bilgi ister. Örnek: "Otobüs kaçta kalkıyor?"
Sokratik sınama: bir soruyu yeni sorularla adım adım test etmek. Amaç susturmak değil, soruyu netleştirmektir.
Bu değildir: felsefi soru zor soru demek değildir. Zor ama bilimsel sorular da vardır.
Kapat ve kendi kelimelerinle yaz: bu kutuyu görmeden ana fikri ve bir örneğini bir kâğıda yaz, sonra karşılaştır.
Çapa: "Evrende kaç yıldız var?" Bu soru bilimseldir: gözlem ve ölçümle yaklaşık bir cevap aranır. Zor olması onu felsefi yapmaz.
Varyant 1: yalnızca sorulan şey değişti: "Evrendeki her şeyin bir nedeni var mı?" Soru hâlâ bilimsel mi?
Varyant 2: yalnızca kapsam daraldı: "Bu gece balkondan kaç yıldız görebilirim?" Soru hâlâ bilimsel mi?
Varyant 3: yalnızca bilginin kendisi soruldu: "Evrende kaç yıldız olduğunu kesin olarak bilebilir miyiz?" Soru hâlâ bilimsel mi?
Karşı-örnek: Zor olan her soru felsefi değildir: "Bir sonraki büyük deprem tam olarak ne zaman olacak?" çok zordur ama bilimsel bir sorudur. Zorluk ölçüt değildir; sorunun kavram ve gerekçe isteyip istemediği ölçüttür.
Önce tahmin: on iki sorudan kaçı felsefi çıkar? Zor olanlar mı, kavram soranlar mı? Kendine söyle, sonra dene.
Bir soru kartına dokun, sonra sepetini seç. Hepsi bitince bir kartı "daha felsefi" hâle getir.
Daha felsefi yap: "Ekmek kaç lira?" sorusunun hangi yeniden yazımı felsefidir?
Verilen temsil tablo: felsefi sorunun altı özelliği (yukarıda). Ötekini üret: bir soruyu türüne göre ayıran karar şeması çiz. En fazla iki soru kutusu kullan.
Cevabı göster
Karar şeması:
İki temsilde aynı şeyi gösteren yer: tablodaki "kavramlar üzerine sorar" ve "tek bir gözlem ya da deneyle kesin cevaplanamaz" satırları ↔ şemanın sol kolundaki iki kutu. Tablonun öteki dört satırı felsefi soruyu zenginleştirir, ama ayırmak için bu ikisi yeter.
Ece, "Mutluluk nedir?" sorusunun türünü belirliyor. Hangi adımda yanlış yaptı?
- Soru, "mutluluk" kavramının ne olduğunu soruyor.
- İnsanlara anketle "Kendini mutlu sayıyor musun?" diye sorulabilir.
- Anketin sonucu mutluluğun ne olduğunu kesin olarak söyler; o hâlde soru bilimseldir.
- Sonuç: "Mutluluk nedir?" bilimsel bir sorudur.
Cevap
Felsefe, bilim, din, sanat ve felsefenin işlevi
Bu bölümde: Felsefeyi bilim, din ve sanatla amaç, yöntem ve konu bakımından karşılaştıracaksın. Felsefenin bireysel ve toplumsal işlevlerini tartışacaksın.
- amaç — bir alanın ulaşmak istediği sonuç · bu değildir: alanın konusu değildir
- yöntem — sonuca ulaşmak için izlenen yol · bu değildir: sonucun kendisi değildir
- vahiy — dinlerde Tanrı'dan geldiğine inanılan bildiri · bu değildir: akıl yürütmeyle bulunan sonuç değildir
- işlev — bir şeyin gördüğü iş, katkısı · bu değildir: yalnızca para kazandırması değildir
Bilim geliştikçe felsefeye gerek kalmaz mı?
Felsefe ile dinin YÖNTEM bakımından farkı hangisidir?
"Felsefe okuyunca kendi ön yargılarımı fark ettim." Bu cümle hangi işlevi anlatır?
| Amaç | Yöntem | Konu | |
|---|---|---|---|
| felsefe | temel soruları akılla sorgulamak, bütünlüklü anlamak | akıl yürütme ve gerekçelendirme | varlık, bilgi ve değer |
| bilim | olguları açıklamak, yasalara ulaşmak | gözlem, deney ve ölçüm | gözlenebilir doğa ve toplum olguları |
| din | inananın hayatına anlam ve yön vermek | inanç ve vahiy | Tanrı, kutsal olan ve insan |
| sanat | duygu ve düşünceyi estetik biçimde anlatmak | yaratıcılık, sezgi ve hayal gücü | insan, doğa ve duygu, sanatçının gözüyle |
Bence felsefe bilimin eksik hâlidir. Bilim geliştikçe felsefe biter.
Ama bu yanlış.
felsefe ile bilimin amacı ve yöntemi farklıdır. Bilim olguları gözlem ve deneyle açıklar. Felsefe "Bilimsel bilgi nedir, ne kadar kesindir?" gibi soruları akılla sorgular. Bilim geliştikçe bu sorular azalmaz, çoğalır. Bu tabloya 9. ünitede, bilim felsefesinde döneceğiz.
Karşılaştırma ölçütleri: amaç (neye ulaşmak ister?), yöntem (hangi yolla?), konu (neyi ele alır?).
Felsefe ve bilim: ikisi de akla, tutarlılığa ve eleştiriye dayanır. Bilim gözlem ve deneyle olguları açıklar. Felsefe akıl yürütmeyle temel soruları sorgular.
Felsefe ve din: evren, insan ve iyi gibi soruları ortaktır. Din inanç ve vahye, felsefe akıl yürütmeye dayanır.
Felsefe ve sanat: ikisi de hayret ve yaratıcı bakış ister. Sanat duygu ve biçimle, felsefe kavram ve gerekçeyle anlatır.
Bireysel işlev: eleştirel düşünme, kendini tanıma, hayatı anlamlandırma.
Toplumsal işlev: ön yargıları sorgulama, farklı görüşlere açıklık, toplumsal sorunlara gerekçeli çözüm önerme.
Bu değildir: felsefe bilimin eksik hâli değildir. İşlev de yalnızca para kazandırmak değildir.
Kapat ve kendi kelimelerinle yaz: bu kutuyu görmeden ana fikri ve bir örneğini bir kâğıda yaz, sonra karşılaştır.
Çapa: P1: Felsefe akıl yürütmeyle sorgular. P2: Bilim de akla dayanır. C: Felsefe ile bilimin bir benzerliği akla dayanmalarıdır. Sonuç öncüllerden çıkar.
Varyant 1: yalnızca P2 değişti: "Bilim gözlem, deney ve ölçüme dayanır." Aynı benzerlik sonucu hâlâ çıkar mı?
Varyant 2: yalnızca karşılaştırılan alan değişti: bilim yerine din; "Din inanç ve vahye dayanır." Benzerlik sonucu hâlâ çıkar mı?
Varyant 3: yalnızca ölçüt değişti: yöntem yerine konu; "Felsefe de din de evren ve insan üzerine sorar." Bir benzerlik sonucu çıkar mı?
Karşı-örnek: P1: Felsefe de bilim de akla dayanır. C: O hâlde ikisinin yöntemi tamamen aynıdır. Öncül doğru, sonuç çıkmaz: bilim akla ek olarak gözlem, deney ve ölçüm ister.
Önce tahmin: felsefe ile bilim hangi sütunda en çok ayrılır: amaçta mı, yöntemde mi, konuda mı? Kendine söyle, sonra dene.
Bir kart seç, sonra onu koyacağın hücreye dokun. On iki kartın hepsi yerleşince tablo tamamlanır.
Verilen temsil tablo: amaç–yöntem–konu karşılaştırması (yukarıda). Ötekini üret: felsefe ile bilimi iki kesişen daireyle (Venn şeması) göster: yalnız felsefede olan, ortak olan, yalnız bilimde olan.
Cevabı göster
Venn şeması:
İki temsilde aynı şeyi gösteren yer: tablonun "yöntem" satırındaki fark ↔ iki dairenin dış parçaları. Tabloda görünmeyen ortaklık (akla dayanma, tutarlılık) Venn'in kesişiminde görünür.
Ece felsefe ile bilimi karşılaştırıp bir sonuca varıyor. Hangi adımda yanlış yaptı?
- Felsefenin amacı: temel soruları akılla sorgulamak, bütünlüklü anlamak.
- Bilimin amacı: olguları açıklamak, yasalara ulaşmak.
- Demek ki ikisinin amacı farklıdır.
- Amacı farklı olan iki alandan biri ötekinin yerini alır; bilim felsefenin yerini alır.
- Sonuç: bilim geliştikçe felsefe biter.
Kendi kendini puanla · kurgusal röportaj. Aşağıdaki röportaj kurgusaldır; kişiler gerçek değildir. Her cevabın felsefenin hangi işlevini anlattığını yaz: bireysel mi, toplumsal mı? Gerekçeni birer cümleyle ekle.
Fırıncı: "Müşterilerle tartışınca artık önce gerekçelerini dinliyorum."
Otobüs şoförü: "Mahalle toplantısında 'Herkes için adil kural ne?' diye sormayı öğrendim."
Emekli öğretmen: "Okudukça kendi ön yargılarımı fark ettim."
Tam puan çözüm şuna benzer
Fırıncı: bireysel işlev. Eleştirel düşünme: karar vermeden önce gerekçeyi tartıyor. Şoför: toplumsal işlev. Ortak bir soruna gerekçeli, herkese uygulanabilir bir çözüm arıyor. Öğretmen: bireysel işlev. Kendini tanıma: kendi ön yargılarını görüyor. Not: bireysel işlev topluma da yayılabilir; gerekçeni yazdıysan iki cevap da kabul edilebilir.
- Üç cevabın her birine bir işlev türü yazdım (bireysel ya da toplumsal).
- Her işlevin gerekçesini cevaptaki bir sözle gösterdim.
- "Felsefe işe yaramaz" ya da "her şeyi çözer" gibi aşırı bir yargı yazmadım.
Cevap
Soru: aşağıdakilerden hangileri felsefi düşüncenin özelliğidir? Doğru bulduğun hücrelere dokun, sonra kontrol et.
Neden? (kontrol ettikten sonra aç)
Özellik olanlar: 1, 3, 5 ve 8. Felsefi düşünce kendi üzerine döner, bütün insanları ilgilendirir, gerekçeleri tartar ve kendi içinde çelişmez.
Özellik olmayanlar: 2 ve 9 bilimin yöntemidir. 4 felsefenin değil, aşırı bir beklentinin sözüdür; felsefi cevap yeni sorular doğurur. 6 felsefenin tek kültüre indirgenemeyeceğiyle çelişir. 7 sorgulamanın tam tersidir.
Bugün öğrendiğim en önemli şey (felsefenin anlamı, özellikleri, doğuşu, felsefi soru ya da işlevi üzerine tek cümle):
Hâlâ bulanık olan (tanımlar mı, özellikler mi, koşullar mı, soru türleri mi, alanlarla ilişki mi?):
Kendi felsefi sorum (bugün hayatımda karşılaştığım bir olaydan):
Hangi kavram, hangi soruda?
Soru hangi sözü söylüyorsa o satıra bak. Son sütun, en sık karıştırılan kavramı gösterir.
| Kavram ya da ayrım | Soru hangi sözü söyleyince | Karıştırılan kavram |
|---|---|---|
| felsefe = bilgelik sevgisi | "terim anlamı", "philosophia", "filozof kime denir?" | hayat görüşü; bilgeliğe sahip olmak |
| ortak tanımın imkânı | "tanımlar neden farklı?", "ortak tanım yapılabilir mi?" | "tanım yoksa felsefe de yok" |
| on bir özellik | "hayret", "refleksif", "eleştirel", "yığılımlı", "evrensel" | eleştirel ↔ karşı çıkmak; refleksif ↔ refleks |
| ortaya çıkış koşulları | "Miletos", "MÖ 6. yüzyıl", "koşul", "tek neden" | tek nedenle açıklama; "dâhi birden doğdu" |
| sekiz gelenek | "gelenek", "Türk-İslam", "Hint", "Çin", "Anglosakson" | "felsefe yalnız Batı'nın işi" |
| felsefi / bilimsel / gündelik soru | "hangisi felsefi soru?", "deneyle", "kavram" | felsefi soru ↔ zor soru |
| amaç–yöntem–konu | "bilim, din, sanat ile karşılaştır", "benzer ve farklı yön" | amaç ↔ konu; yöntem ↔ sonuç |
| bireysel / toplumsal işlev | "ne işe yarar?", "birey", "toplum", "ön yargı" | işlev ↔ yalnız maddi fayda; "felsefe gereksiz" |
Bu metne göre filozofu en iyi anlatan hangisidir?Onlara bilge diyemem; bu büyük ad yalnız Tanrı'ya yakışır. Onlara bilgeliği seven, yani filozof demek hem ölçülü hem uygun olur.
Platon, Phaidros 278d (MÖ 4. yüzyıl); B. Jowett'in İngilizce çevirisinden. Kolay Hoca çevirisi
A) Bilgeliğe sahip olan kişi
B) Bilgeliği seven ve arayan kişi
C) Her soruyu cevaplayabilen kişi
D) Kendi hayat görüşü olan herkes
E) Tanrı kadar bilge olan kişi
- Verilenler: "bilge diyemem", "yalnız Tanrı'ya yakışır", "bilgeliği seven, yani filozof".
- Ne isteniyor? Metne göre filozofun ne olduğu.
Metin iki adı karşılaştırıyor: "bilge" ve "bilgeliği seven". Önce hangisinin insana uygun görüldüğünü buluyorum.
- Problem: felsefenin doğası → felsefenin anlamı.Kavram ayrımı: sevmek, sahip olmak değildir.
- Şema:
- P1 İnsana "bilge" demek fazladır; bu ad yalnız Tanrı'ya yakışır.
- P2 İnsan bilgeliği sever ve arar.
- C İnsana uygun ad "bilgeliği seven", yani filozoftur.
- Şıkları ele: A) metin tersini söylüyor, insana bilge demek fazla; C) metin cevap vermekten değil, sevmekten söz ediyor; D) bu gündelik anlamdır; "herkesin felsefesi kendine" yanılgısı; E) metin bilge adını yalnız Tanrı'ya ayırıyor.Eleme: her şıkkı metindeki bir sözle karşılaştır.
- Sonuç: B) Bilgeliği seven ve arayan kişi. Filozof bilgeliğe sahip değildir; onu sever ve arar.
Makul mü? Atıf kontrolü: görüş Platon'a ait ve metinde yazıyor. Tutarlılık: seçilen şık, metindeki "bilge diyemem" sözüyle çelişmiyor.
A) Evrensel olma
B) Yığılımlı ilerleme
C) Hayret etme
D) Refleksif olma
E) Sistemli olma
- Verilenler: "kendi düşünme biçimimde", "yeniden düşündüm", "acelecilik fark ettim".
- Ne isteniyor? Sözlerin hangi özelliği yansıttığı.
Anahtar söz "kendi düşünme biçimim". Hangi özelliğin tanımında düşünce kendine dönüyor, ona bakıyorum.
- Problem: felsefenin doğası → felsefi düşüncenin özellikleri.
- Şıkları ele: A) soru bütün insanları değil, Deniz'in kendi düşüncesini ele alıyor; B) öncekilerin görüşü üzerine kurmaktan söz edilmiyor; C) alışılmış bir olaya şaşırma yok; E) düşünceleri bir bütüne bağlamaktan söz edilmiyor.
son adımı sen tamamla
- Sonuç: D) Refleksif olma. Deniz düşüncesini kendi düşünme biçimine çevirmiş; düşünce kendi üzerine dönmüş.
Makul mü? Tutarlılık: "kendi düşünme biçimim" sözü, düşüncenin kendi üzerine dönmesi tanımıyla örtüşüyor. Öteki özelliklerin anahtar sözü metinde yok.
A) Su deniz seviyesinde kaç derecede kaynar?
B) Arılar hangi renkleri görür?
C) Güzel olan herkes için mi güzeldir?
D) Otobüs kaçta kalkıyor?
E) Evrende kaç yıldız var?
- Verilenler: beş soru: kaynama sıcaklığı, arıların gördüğü renkler, güzelliğin herkes için olup olmadığı, otobüs saati, yıldız sayısı.
- Ne isteniyor? Hangisinin felsefi soru olduğu.
Her şık için tek soru soruyorum: bir kavramı mı soruyor, yoksa ölçüm ya da anlık bilgi mi istiyor?
- Problem: felsefenin doğası → felsefi sorunun özellikleri.Alan: soru hangi yolla cevaplanır: kavram ve gerekçe mi, ölçüm mü, bakmak mı?
- Şıkları ele: A) ölçümle cevaplanır, bilimsel; B) deneyle cevaplanır, bilimsel; D) bakınca öğrenilen anlık bilgi, gündelik; E) zor ama gözlem ve sayımla cevaplanmaya çalışılır, bilimsel; "felsefi soru = zor soru" yanılgısı.Eleme: zor olmak, felsefi olmanın ölçütü değildir.
- Sonuç: C) Güzel olan herkes için mi güzeldir?. "Güzel" kavramını soruyor, bütün insanları ilgilendiriyor ve tek bir ölçümle kesin cevaplanamaz.
Makul mü? Soru–cevap alanı kontrolü: seçilen soru bir kavramı soruyor, ötekiler ölçüm ya da anlık bilgi istiyor. Zorluk ölçüt olarak kullanılmadı.
Altı özelliği her şıkka tek tek uygula: kavram mı soruyor, evrensel mi, tek deneyle kesin cevaplanır mı, gerekçe ister mi, yeni soru doğurur mu, hayata dokunur mu?
Tek soru sor: "Bu soru bir kavramı mı soruyor, yoksa ölçüm ya da anlık bilgi mi istiyor?" Kavram soran şık felsefidir.
Hangisi ne zaman? Kısa yol, şıkların türü açıkça farklıysa işler. İki şık da bir kavram içeriyorsa (ör. "Zaman nedir?" ile "Zaman nasıl ölçülür?") uzun yola dön.
Bu metin felsefenin ortaya çıkışında hangi koşulu öne çıkarır?Hayat için gerekli olan neredeyse her şey, rahatlık ve boş zaman için olanlar da elde edildiğinde, böyle bir düşünce aranmaya başlandı.
Aristoteles, Metafizik I.2, 982b22–24 (MÖ 4. yüzyıl); Yunanca özgün metinden. Kolay Hoca çevirisi
A) Kültürel: farklı kültürlerle karşılaşma
B) Siyasal: kentte tartışma ortamı
C) Bilimsel: geometri ve gök bilgisi birikimi
D) Tek neden: yalnızca zenginlik
E) Ekonomik: ihtiyaçların karşılanıp boş zaman oluşması
- Verilenler: "gerekli olan neredeyse her şey", "rahatlık ve boş zaman", "elde edildiğinde".
- Ne isteniyor? Metnin öne çıkardığı koşul.
Metindeki anahtar sözü koşulların tanımıyla eşliyorum: ihtiyaç ve boş zaman hangi koşulun sözü?
- Problem: felsefenin doğası → felsefenin ortaya çıkışı ve gelişimi.
- Şıkları ele: A) metinde farklı kültürlerden söz yok; B) metinde kent ya da tartışmadan söz yok; C) metinde bilgi birikiminden söz yok; D) metin boş zamanı öne çıkarır ama "tek neden" demez; "tek neden" yanılgısı.
son adımı sen tamamla
- Sonuç: E) Ekonomik: ihtiyaçların karşılanıp boş zaman oluşması. Metin ihtiyaçların karşılanmasını ve boş zamanı anıyor; bu ekonomik bir koşuldur.
Makul mü? Aşırı genelleme kontrolü: metin bir koşulu öne çıkarıyor, "tek neden" demiyor. Bu yüzden D elenir; öteki üç koşul da gerçekti ama bu metnin konusu değil.
A) gözlem, deney ve ölçüm
B) inanç ve vahiy
C) akıl yürütme ve gerekçelendirme
D) yaratıcılık, sezgi ve hayal gücü
E) ezber ve tekrar
- Verilenler: tabloda felsefe, bilim ve sanatın yöntemi yazılı; dinin yöntemi boş.
- Ne isteniyor? Dinin yöntemi.
Önce tabloda dolu olan satırları eliyorum, sonra kalan şıkkı dinin tanımıyla sınıyorum.
- Problem: felsefenin doğası → felsefenin diğer alanlarla ilişkisi ve işlevi.Ölçüt: soru yalnız yöntemi soruyor, amacı ya da konuyu değil.
- Şıkları ele: A) bilimin yöntemi, tabloda zaten var; C) felsefenin yöntemi, tabloda zaten var; D) sanatın yöntemi, tabloda zaten var; E) hiçbir alanın yöntemi olarak verilmedi.Eleme: tabloda zaten yazılı olanlar boş hücreye gelemez.
- Sonuç: B) inanç ve vahiy. Din inanç ve vahye dayanır. Felsefe ile din bazı soruları paylaşır ama yöntemde ayrılır.
Makul mü? Tutarlılık: her alanın tek bir yöntem satırı var; seçilen cevap öteki üç satırı tekrar etmiyor. Değer yargısı yok: tablo yalnız yöntemi betimliyor.
A) Toplumsal: ön yargıları sorgulatır
B) Bireysel: hayatı anlamlandırmaya yardım eder
C) Bilimsel: deneyle kesin kanıt sunar
D) İşlevi yok: felsefe boş laftır
E) Dinî: ibadeti düzenler
- Verilenler: "diye bir söz dolaşıyor", "neye dayanarak", "kaç kişiye baktık".
- Ne isteniyor? Öğrencinin tutumunun hangi işleve örnek olduğu.
Önce sorgulanan şeyin kişiye mi topluma mı ait olduğuna bakıyorum, sonra işlev listesiyle eşliyorum.
- Problem: felsefenin doğası → felsefenin diğer alanlarla ilişkisi ve işlevi.
buradan sonrasını sen çöz
- Şıkları ele: B) konu kişinin kendi hayatı değil, toplumda dolaşan bir yargı; C) öğrenci deney yapmıyor, gerekçe soruyor; D) "felsefe boş laf" yanılgısı; soru bir ön yargıyı durduruyor; E) durumda din ya da ibadetle ilgili bir şey yok.
- Sonuç: A) Toplumsal: ön yargıları sorgulatır. Toplumda dolaşan bir yargının gerekçesi soruluyor: ön yargı sorgulanıyor.
Makul mü? Soru–cevap alanı kontrolü: soru bir kişinin iç dünyasını değil, bir topluluğun yargısını hedefliyor. Safsata kontrolü: cevap çoğunluğun sözüne değil, gerekçeye dayanıyor.
A) Kesin cevabı olmayan her uğraş gereksizdir
B) Felsefi soruların bazılarının kesin cevabı vardır
C) Bilim de bazen yanılır
D) Felsefe yalnız Batı'da yapılır
E) Felsefi sorular zor sorulardır
- Verilenler: öncül: "Felsefi soruların kesin cevabı yok." Sonuç: "Felsefe gereksiz."
- Ne isteniyor? Öncül ile sonuç arasındaki gizli köprü.
Argümanı P1, P2, C diye yazıyorum; öncülle sonucu birbirine bağlayan eksik genel cümleyi arıyorum.
- Problem: felsefenin doğası → felsefenin diğer alanlarla ilişkisi ve işlevi.
- Şema:
- P1 Felsefi soruların kesin cevabı yoktur.
- P2 (gizli) Kesin cevabı olmayan her uğraş gereksizdir.
- C Felsefe gereksizdir.
Gizli öncül: "O hâlde"nin iki yanını bağlayan genel cümle. - Şıkları ele: B) Ece'nin öncülüne karşı bir itirazdır, köprü değil; C) bilimden söz ediyor, bu argümanla ilgisiz; D) "felsefe yalnız Batı'nın işi" yanılgısı, argümanla ilgisiz; E) zorluktan söz ediyor; "felsefi soru = zor soru" yanılgısı.
- Sonuç: A) Kesin cevabı olmayan her uğraş gereksizdir. Gizli öncül "Kesin cevabı olmayan her uğraş gereksizdir" cümlesidir.Makul mü: gizli öncülü karşı-örnekle sına.
Makul mü? Mantıksız sonuç: yol doğru görünüyor ama sonuç felsefenin bireysel ve toplumsal işlevleriyle çelişiyor. Gizli öncülü karşı-örnekle sına: bir dostluğun ya da bir şiirin kesin cevabı yoktur, ama gereksiz değildir. Gizli öncül yanlış olduğu için sonuç çıkmaz.
Argümanı P1, P2, C diye yaz. Eksik öncülü bul, sonra onu bir karşı-örnekle sına.
"O hâlde"den önceki ve sonraki cümleyi al; ikisini bağlayan "… olan her şey …dir" cümlesini kur.
Hangisi ne zaman? Kısa yol tek öncüllü, tek sonuçlu argümanda işler. Öncül sayısı artarsa ya da iç içe bir sonuç varsa uzun yola dön.
A) Felsefe adı Antik Yunan'da konmuştur
B) Hint, Çin ve Türk-İslam gibi geleneklerde de gerekçeli felsefi sorular soruldu
C) Antik Yunan'da da inanç ve gelenek vardı
D) Felsefe hiçbir kültürde gelişmemiştir
E) Başka kültürler daha zengindi
- Verilenler: "yalnızca Antik Yunan'da", "düşünce yoktu", "programın felsefe gelenekleri vurgusu".
- Ne isteniyor? Görüşü en güçlü biçimde çürüten itiraz.
Yazarın iddiası bir genelleme: "yalnızca" ve "yoktu". Genellemeyi çürütmek için karşı-örnek veren şıkkı arıyorum.
- Problem: felsefenin doğası → felsefenin ortaya çıkışı ve gelişimi.
buradan sonrasını sen çöz
- Şıkları ele: A) doğru bir bilgi ama yazarı destekliyor, itiraz değil; C) doğru olabilir ama yazarın "başka kültürlerde yoktu" iddiasını çürütmez; D) yazarın bile kabul ettiği Antik Yunan felsefesiyle çelişir; E) zenginlik felsefenin varlığını göstermez; "tek neden" yanılgısı.
- Sonuç: B) Hint, Çin ve Türk-İslam gibi geleneklerde de gerekçeli felsefi sorular soruldu. Program sekiz gelenek sayar; felsefe tek bir kültüre indirgenemez.
Makul mü? Aşırı genelleme kontrolü: yazarın "yalnızca" ve "yoktu" sözleri gerekçesiz. Tek bir karşı-örnek (ör. 10. yüzyılda Farabi) bu genellemeyi çürütmeye yeter.
I. Bir insanın kötü bir sözü, onun kötü biri olduğunu gösterir mi?
II. Okul kantini kaçta açılıyor?
III. Işık bir saniyede kaç kilometre yol alır?
Bu sorulardan hangileri felsefi sorudur?
A) Yalnız I B) Yalnız II C) Yalnız III D) I ve II E) I ve III
- Ne veriliyor? Üç soru: bir değer yargısı, bir saat bilgisi, bir ölçüm.
- Ne isteniyor? Hangilerinin felsefi olduğu; şıklar öncül kümesi.
- Hangi kavram / problem? Felsefi sorunun özellikleri. Problem: felsefenin doğası → felsefi sorunun özellikleri.
- Okuma tuzağı: III'teki sayı sorusu çok zor görünebilir. Zorluk ölçüt değildir; soru ölçümle cevaplanır.
Her soruya aynı iki soruyu soruyorum: bir kavramı mı soruyor? Tek bir gözlem ya da ölçümle kesin cevaplanır mı?
- I: "kötü" kavramını ve bir söz ile kişi arasındaki ilişkiyi soruyor; gerekçe ister. Felsefi.
- II: bakınca ya da sorunca öğrenilen anlık bilgi. Gündelik.
- III: ölçümle cevaplanır. Bilimsel.
Makul mü? Soru–cevap alanı kontrolü: yalnız kavram soran I seçildi. III zor ama ölçümle cevaplanıyor; seçilmemesi "felsefi soru = zor soru" yanılgısından kaçındığımızı gösteriyor.
(a) Umut'un ikinci sorusu nedir? (b) Umut'un iki sorusu hangi türdendir? (c) İkinci soruyu felsefi yapan iki özellik hangisidir?
- Ne veriliyor? Üç cümlelik kurgusal bir konuşma; Umut iki soru soruyor.
- Ne isteniyor? (a) metinden okuma; (b) iki sorunun türü; (c) ikinci soruyu felsefi yapan özellikler.
- Hangi kavram / problem? Soru türleri. Problem: felsefenin doğası → felsefi sorunun özellikleri.
- Okuma tuzağı: "ikinci soru" Deniz'in cevabı değil, Umut'un "Peki…" diye başlayan sorusudur.
Önce doğrudan oku, sonra iki soruyu sepetlere koy, en son ikinci soruyu altı özellikle sına.
- (a) Doğrudan okuma: "Bir kitap okumak insanı değiştirir mi?"
- (b) Tek adım: birinci soru bakınca öğrenilir, gündelik. İkinci soru felsefi.
- (c) Çıkarım: "insan" ve "değişmek" kavramlarını soruyor. Tek bir gözlemle kesin cevaplanamaz; gerekçe ister.
Makul mü? Tutarlılık: (b)'deki "felsefi" cevabı (c)'deki gerekçeyle destekleniyor. Aynı konuşmada iki farklı türde soru olabilir.